3 yorum

  1. Bizim gibi yaşı yetmişi geçmiş olanların hatıralarında önemli bir yer tutan fenni fırın eski İstanbul caddesinde yer alan o zamana göre çok modern bir fırındı. Beyaz ekmek tutkusu o zamanlar başlamıştı. Bizim gibi bu fırına uzakta oturanlar için bu fırının ekmeğine erişmek çok zordu. Allah razı olsun bir Hayık’ımız vardı.Ekmek dağıtıcısı.İki tekerlekli bir ekmek arabası ile sokakları dolaşır,evlere ekmek dağıtırdı.
    Hayık bir Ermeni idi.Bir özelliği vardı, dağıttığı ekmeklerin hesabını tutmaz ekmeği veresiye olarak alanlara bırakırdı hesaplamayı.Ya ekmek alanlar senden çalarlarsa diye sorulduğunda; éOlsun ben de öbür dünyada onlardan alırım” derdi ve hiç kimse Hayık’ın hesabını karıştırmaz hatta borç kalmasın diye fazla verenler bile olurdu

    1. Eee “dünya malı dünyada kalır” derler; ahirette bir şekilde birbirine hakkı geçenler hesaplaştırılacaktır. Onun için çok dikkatli olmak lazım hak, hukuk mevzularında; ALLAH sizin gibi değerli büyüklerimizi başımızdan eksik etmesin… Teşekkürler bu değerli yorumunuzdan dolayı…

  2. Dedemin evi hemen Fenni Fırının yakınındaydı…Hala gözlerimi kapasam giderim ama şimdi sokakların isimleri ve düzeni değişmiş sanırım.
    Parke taşlı bir sokaktı…
    Hep kulağımda tatar arabalarının şıngırtısı ve yere sürten nalın sesleri. Bir de ekmek arabası geçerken mahalleyi saran ekmek kokusu…
    Hiç birisi yok şimdi.

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.